10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü



Her yıl 10 Ekim’de anılan Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığının önemine dikkat çekmek, ruhsal sorunlarla yaşayan bireylere yönelik damgalanmayla mücadele etmek ve ihtiyaç duyan herkesin uygun desteğe erişmesini teşvik etmek için önemli bir fırsattır. 2026 yılı teması, Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından “Yaşanmış Deneyimler Duyulsun: Gerçek Sesler, Gerçek Değişim” (Lived Experiences Heard: Real Voices, Real Change) olarak belirlenmiş olup Dünya Sağlık Örgütü de bu tema çerçevesinde küresel çalışmalar yürütmektedir. Tema, ruh sağlığı sorunlarıyla ilgili yaşanmış deneyime sahip bireylerin bilgi ve deneyimlerinin, ruh sağlığı politika ve hizmetlerinin planlanması, geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerine anlamlı biçimde yansıtılmasının önemini vurgulamaktadır. Deneyimlerin dikkate alınması; bireylerin hizmetlere erişimde karşılaştıkları güçlüklerin, ihtiyaçlarının ve hizmet sunumunda geliştirilmesi gereken alanların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.

Ruh sağlığı sorunlarıyla yaşayan veya geçmişte bu sorunları yaşamış bireyler; ruh sağlığı hizmetlerine başvuru, değerlendirme, tedavi, izlem ve iyileşme süreçlerine ilişkin doğrudan deneyime sahiptir. Bu deneyimler, mesleki bilgi ve bilimsel kanıtları tamamlayan önemli bir bilgi kaynağı olup sağlık hizmetlerinin bireylerin gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, erişilebilir ve kişi merkezli biçimde geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Bu yaklaşım aynı zamanda ruhsal bozukluklarla ilişkili damgalama ve ayrımcılığın azaltılması, bireylerin hizmetlere ilişkin ihtiyaç ve beklentilerinin daha iyi anlaşılması, kişi merkezli hizmetlerin güçlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin niteliğinin geliştirilmesi açısından da değerlidir.

Dünya Sağlık Örgütünün Mental Health Atlas 2024 verilerine göre, ülkelerin yalnızca %45’i ruh sağlığı hizmetlerinin planlanması, sunulması veya izlenmesinde yaşanmış deneyime sahip bireyler ile aile ve bakım veren gruplarıyla sürekli iş birliği yürüttüğünü bildirmiştir. Bu veri, deneyim sahibi bireylerin ruh sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesine anlamlı katılımının güçlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Ruh sağlığı; bireyin düşünme, hissetme, ilişki kurma ve günlük yaşamını sürdürme biçimini etkileyen, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Ruh sağlığının korunması ve geliştirilmesi; bireylerin yaşam kalitesinin artırılmasının yanı sıra aile yaşamının desteklenmesi, toplumsal katılımın güçlendirilmesi ve toplum sağlığının geliştirilmesi açısından da önem taşımaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar kişi, diğer bir ifadeyle her yedi kişiden yaklaşık biri, bir ruhsal bozuklukla yaşamaktaydı. Bu küresel tablo, ruh sağlığı hizmetlerine duyulan ihtiyacın boyutunu ortaya koymaktadır. Ruhsal sorunların erken fark edilmesi, kişilerin uygun değerlendirme ve desteğe zamanında ulaşması ve bakımın sürekliliğinin sağlanması; sorunların ağırlaşmasını önlemeye ve yaşam kalitesini korumaya yardımcı olmaktadır. Öte yandan dünya genelinde her yıl 720 binden fazla kişi intihar nedeniyle yaşamını yitirmekte olup intihar, 15-29 yaş grubunda üçüncü önde gelen ölüm nedenidir. Bu veriler, ruhsal sorunlarda erken desteğin ve intiharı önleme çalışmalarının gerekliliğini açıkça göstermektedir.

Ruhsal sorunlarla yaşayan bireyler, yaşadıkları güçlüklerin yanı sıra damgalanma ve ayrımcılıkla da karşılaşabilmektedir. Tanıları nedeniyle yeteneklerinin peşinen sorgulanması, eğitim ve çalışma yaşamından dışlanmaları, sosyal ilişkilerde mesafeyle karşılanmaları veya görüşlerinin dikkate alınmaması bunun örnekleridir. Damgalanma, kişilerin yardım aramasını geciktirebilir; hizmetlerden yararlanmalarını ve iyileşme süreçlerini güçleştirebilir. Bu nedenle ruh sağlığı alanında hizmetlere erişimi artırırken önyargılarla mücadele etmek, bireylerin haklarına ve insan onuruna saygıyı güçlendirmek de gerekmektedir.

Bakanlığımız Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ruh Sağlığı Dairesi Başkanlığı; ruh sağlığının korunması ve geliştirilmesi, ruhsal sorunların önlenmesi ve ihtiyaç duyan bireylerin uygun desteğe erişmesi amacıyla planlama, eğitim ve koordinasyon çalışmaları yürütmektedir. Bu çalışmalar kapsamında Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan psikososyal destek hizmetleri, bireylerin birinci basamakta destek almasına imkân sağlamaktadır. Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri ise ağır ruhsal bozukluklarla yaşayan bireylerin toplum içinde izlenmesini ve desteklenmesini sağlayan toplum temelli hizmetlerin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Ruh Sağlığı Dairesi Başkanlığı, çocukların psikososyal gelişiminin desteklenmesinden davranışsal bağımlılıklarla mücadeleye; intiharın önlenmesinden afet ve toplumsal travmalar sonrasında psikososyal desteğe uzanan farklı alanlarda çalışmalar yürütmektedir. Birinci basamak sağlık çalışanlarına ve halka yönelik eğitimler, bu çalışmaların önemli bir parçasıdır. Ayrıca sorun yönetimi, psikolojik ilk yardım, çalışanlara destek ve yas sürecine yönelik programlarla farklı grupların ihtiyaçlarına uygun destek sunulması amaçlanmaktadır. Bu çalışmalar, ruh sağlığı desteğinin yaşamın farklı dönemlerinde daha ulaşılabilir olmasına katkı sağlamaktadır.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında, Bakanlığımız koordinasyonunda 81 ilde, İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla farkındalık ve bilgilendirme faaliyetleri yürütülmesi planlanmaktadır. Bu faaliyetlerde ruh sağlığının korunması, ruhsal sorunlarda erken destek almanın önemi, damgalamayla mücadele ve başvurulabilecek sağlık hizmetleri hakkında toplumun bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Halkın yoğun olarak bulunduğu alanlarda bilgilendirme stantları kurulması, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin psikososyal destek hizmetlerinin tanıtılması ve ihtiyaç duyan bireylerin uygun hizmetlere yönlendirilmesi öngörülmektedir.

Üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, spor kulüpleri ve özel sektör temsilcileriyle iş birliği içinde seminerler, söyleşiler, eğitimler ve farkındalık etkinlikleri düzenlenmesi planlanmaktadır. İl Sağlık Müdürlüklerinin çalışmalarında “Ruh Sağlığı ve İyilik Hâli”, “Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişim”, “Damgalamayla Mücadele” ve “Ruh Sağlığı Hizmetlerinde Yaşanmış Deneyimlerin ve Katılımın Önemi” başlıklarına yer verilmesi hedeflenmektedir. Deneyimlerini paylaşmak isteyen bireylerin katılımında gönüllülük, aydınlatılmış onam ve mahremiyet esas alınacaktır. Etkinliklerde ve medya paylaşımlarında damgalayıcı ifadelerden kaçınılması; intihar gibi hassas konularda ise yöntem ayrıntısı verilmemesi, olayların sansasyonel biçimde sunulmaması ve başvurulabilecek destek kaynaklarına yer verilmesi gibi Dünya Sağlık Örgütünün sorumlu habercilik önerilerinin gözetilmesi gerekmektedir. Etkinliklerin daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla yerel basın ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna duyurulması ve paylaşımlarda #DünyaRuhSağlığıGünü etiketinin kullanılması öngörülmektedir.

Ruhsal sorunlar yaşayan bireyler ve yakınları; aile hekimlerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine ve hastanelerin psikiyatri polikliniklerine başvurarak destek alabilir. Kişinin kendisine veya başkasına zarar verme riskinin bulunduğu acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, ruh sağlığının herkesin yaşamını ilgilendirdiğini ve hizmetlerden yararlanan bireylerin deneyimlerinin bu hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini hatırlatmaktadır. Bakanlığımız; ruhsal sorunlarla yaşayan bireylerin damgalanmadan destek alabildiği, yakınlarının ihtiyaçlarının gözetildiği, erişilebilir, kişi merkezli, hak temelli ve toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde sürdürmektedir