15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü

15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü, halkın lenfoma  hakkında farkındalığını artırmak amacıyla belirlenmiş bir gündür.

Lenfoma, lenfoid doku ve lenfatik sisteminde gelişen bir grup  hastalıktır.  Lenfoid doku, temel olarak lenf bezlerinde bulunur, ancak tüm vücutta çeşitli yerlerde lenfoid doku bulunur.  Kemik iliği ve dalak lenfoid sisteme dahildir.  Bu nedenle lenfoma genellikle büyümüş lenf bezleri şeklinde karşımıza çıkarken, birçok organda farklı şikâyetlerle de karşımıza çıkabilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün sınıflandırma sistemine göre, çok fazla farklı lenfoma alt tipi mevcut bulunmaktadır ve her bir alt tipin klinik özellikleri ve tedavi yöntemleri farklıdır. Geleneksel olarak lenfomalar iki ana grupta sınıflandırılmaktadır: Hodgkin Lenfoma (HL) ve non-Hodgkin  Lenfomalar .

Türkiye’de Lenfomaların %80’i  NHL %20 Hodgkin lenfoma  Tüm kanserlerin %3’üoluşturur En sık görülen hematolojik malignitelerdir En sık görülen tipi Diffüz büyük B hücreli NHL’dır

 Tam olarak gelişim nedeni bilinmemektedir. Çeşitli enfeksiyonların, kromozomal anomalilerin,  kronik enflamasyon, immün yetmezlik ve/veya otoimmün hastalık durumlarının, ailevi zemin, çevresel etkenler lenfoma gelişmesinde etkili olabileceği belirtilmektedir

Solid tümörlerden farklı olarak kan ve lenf dolaşımı yoluyla  vücudun  tamamına ulaşabilen ve  çoğunlukla immün sistem kökenli  maligniteler olması nedeniyle klinik davranışları  biyoloji ve tedavi prensipleri farklıdır

Genellikle boyunda, koltuk altında veya inguinal bölgede (kasık) ağrısız, lastik kıvamında büyümüş lenf bezleri ile kendini gösterir.  Ancak vücuttaki herhangi bir lenf düğümü bölgesi tutulabilir.  Hastaların bir kısmında (yaklaşık 1/3’ünde) ateş, terleme ve kilo kaybı ile kendini gösteren ve B-semptomları adı verilen sistemik belirtiler gelişir. B semptomları daha çok ileri evre hastalıkta görülür ve kötü prognoza işaret eder.  Splenomegali (dalak büyüklüğü) önemli bir belirtidir Deri T hücreli lenfomaların sevdiği bir bölgedir ( düzelmeyen tedaviye dirençli deri lezyonları lenfoma ilişkili olabilir)  Gastrointestinal sistem belirtileri ( karın ağrısı mide şikayetleri) ile de karşımıza çıkabilir özellikle dirençli gastrointestinal sistem şikayetleri olan hastalar ciddiyetle ele alınmalı endoskopi ve /veya kolonoskopi ile değerlendirilmesi önem arz eder beyin ve sinir sitemi tutulumu veya direkt bu doku organlardan da kaynaklanabilir ancak bu durum diğer bölgelere göre nadirdir

Tanı :  klinik belirti veren  büyük bir lenf nodunun eksizyonel biyopsisi (tam olarak çıkarılması ) ile konulur maalesef ince iğne biyopsileri genellikle netice vermez eksizyonel biyopsi mümkün değilse trucut (kalın iğne) biyopsileri tanı için yardımcı olabilir lenf bezi dışındaki  tutulum varlığında uygun boyutta biyopsi Histopatoloji inceleme, İmmunfenotipleme ( Yüzey antijenleri), Sitogenetik, Kemik iliği aspirasyonu bazı durumlarda tanısal çoğunlukla evreleme için yapılır.

Tedavi, lenfoma tipi, evre, prognostik değerlendirmelere ( hastanın klinik durumu, ek risk faktörleri, yaş, ek hastalıklar, risk sınıflamaları ) göre değişkenlik göstermektedir, ancak birçok durumda tedavi başarı oranı yüksektir. Ancak bazı tiplerin tedavisi zordur ve başarı düşüktür.

Lenfomalar genel olarak değerlendirildiğinde ailevi , ırsi hastalıklar değildir. Çoğunluğu hızlı gelişen ve ilerleyen hastalıklardır. Önceden öngörücü bir tahlil ve tarama yöntemi yoktur. Ulusal kanser tarama programına dahil değildir.

Özetle , erken tanı taramadan ziyade ağrısız hızla büyüyen lenf nodu  büyümeleri olan kişilerin en yakın ulaşabilecekleri hekime başvurması önem arz etmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken durum, lenf bezi büyümelerinin birçok farklı selim durumda (enfeksiyon,  romatolojik ilaç  vb..)  da olabileceği unutulmaması ve ilk başvurulan hekimlerin hangi hastanın  biyopsiye yönlendirilmesi gerektiğinin doğru tespit edilmesidir. Aksi halde hastaların  gereksiz kaygı ve endişeye sevk edilmesine, ayrıca   gereksiz biyopsi işlemlerinin istenmeyen yan etkilerine ve  sağlık sistemi üzerine iş yükü yüklenmesine yol açılabilmektedir.  

Dr. Öğr. Üyesi Hasan Mücahit Özbaş

Hematoloji Kliniği