Uzmanından Diyabet Hastalarına Ramazan Uyarıları

Uzm. Dr. Şüheda Karahan Turgut, “Ramazan ayında oruç nedeniyle gün içinde yemek yenmeyen sürenin diğer günlere göre daha uzun olması, öğün saatlerinin değişmesi ve uyku düzenindeki farklılıklar vücudun hormonal ritminde bazı değişikliklere yol açabilmektedir. Oruç tutmak isteyen diyabet hastaları; kortizol gibi bazı hormonların yükselmesine bağlı kan şekeri yüksekliği, dehidratasyon (vücudun susuz kalması) ve tromboz gibi pıhtılaşmaya yatkınlık oluşturan risklerle karşı karşıya kalabilmektedir. Ayrıca uzun süren açlık nedeniyle oruç öncesi döneme kıyasla ciddi kan şekeri düşüklükleri de görülebilmektedir” dedi.

Dr. Şüheda Karahan Turgut, “Bu nedenle Ramazan ayı boyunca oruç tutan diyabet hastalarının doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Ramazan öncesinde beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve şeker düşürücü ilaçların planlanması konusunda uygun önerilerin verilmesi, özellikle tip 2 diyabet hastalarının bu süreci daha güvenli geçirmelerini sağlayacaktır. Hastalar çok yüksek, yüksek, orta ve düşük risk grupları olarak sınıflandırılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Tip 1 diyabet hastalarına dikkat çeken Uzm. Dr. Şüheda Karahan Turgut, “Tip 1 diyabet hastaları, gebelik diyabeti olanlar veya diyabeti olup gebe olanlar, son üç aylık ortalama kan şekeri (HbA1c) değeri yüzde 10’un üzerinde olanlar, açlık kan şekeri sürekli 300 mg/dL’nin üzerinde seyredenler, sık tekrarlayan hipoglisemi yaşayanlar ve hemodiyaliz hastaları çok yüksek risk grubundadır ve bu hastalara oruç tutmaları önerilmez. Yetmiş beş yaş üzerindeki hastalar, kan şekeri genellikle 150–300 mg/dL arasında seyredenler, HbA1c değeri yüzde 8–10 arasında olanlar, diyabete bağlı göz, böbrek veya sinir hasarı gelişmiş olanlar ve yoğun insülin tedavisi alan hastalar ise yüksek risk grubundadır ve bu grupta da oruç genellikle önerilmez” dedi.

Uzm. Dr. Şüheda Karahan Turgut, “HbA1c değeri yüzde 7’nin altında olan, sülfonilüre grubu dışında ağızdan antidiyabetik ilaç kullanan ve ciddi ek hastalığı bulunmayan hastalar doktor kontrolü ve yakın takip şartıyla oruç tutabilirler. Sadece ağızdan ilaç kullanan ve kan şekeri hedef aralıkta olan hastalar, günde üç doz ilaç alıyorlarsa doktor kontrolünde dozlarını ikiye düşürerek oruç tutabilirler. SGLT-2 inhibitörleri gibi idrardan şeker atılımını artıran ve vücuttan su kaybına neden olan ilaçları kullanan hastalarda susuz kalma riski artacağından oruç tutmak daha riskli olabilir. Uzun etkili tek doz insülin kullanan hastalarda genel olarak oruç önerilmez; ancak hasta ısrarcıysa insülin uygulama saati iftara alınabilir ve doz yaklaşık yüzde 20 oranında azaltılabilir. Günlük insülin ihtiyacı çok yüksek olan hastalarda oruç tutmak oldukça risklidir ve tavsiye edilmez” dedi.